İŞTE ORADALAR

3.dalışın ardından gece dalışı için Biyaadhoo Giri’ye tekrar gidiyoruz. Bu küçük bir resif ve etrafında çok rahat 2-3 tur atabiliyorsunuz, ekip heyecanlı. Brifingin ardından suya giriyoruz ve hayalini kurduğunuz her şey orada…

Kowalski fenerlerimiz sayesinde açıkta yüzen köpekbalıkları çok net gözüküyor, mürenler, carettalar ve yüzlerce renk cümbüşü…

Son dalış günümüz ve bugün 2 dalış yaparak programı tamamlayacağız. Kandooma Thila ilk noktamız hava günlük güneşlik. Suya giriyoruz ve akıntıyı arkamıza alıp devam ediyoruz.

Dalışın 40..dakikasında bir karanlık çöküyor ve başımı kaldırıp baktığımda yağmurun başladığını görüyorum. Derinlik 18 m. civarı… Karanlık gitgide artıyor ve 45.dakikada çıkmaya karar veriyoruz.

 

SON  DAKİKADA HAVA PATLADI

Son 5 metrede sosis şamandırayı açıp, emniyet beklemesini yapıp yükseliyoruz. Aman Allahım! Resmen fırtına çıkmış. Yağmur o kadar şiddetli ki maskemizi çıkaramıyoruz. Dalgalar, yaklaşık 1,5 metre boyunda her yer sis ve göz gözü görmüyor.

Bu şartlarda tekneyi görebilmemiz  mümkün değil, sadece 5 metre bile zor görünüyor. Sosis şamandıranın boyu 80 cm olduğundan dalgalarda küçük kalıyor; ayrıca iki elimle yükseltmeye çalışıyorum.

(En uzun boy şamandırayı tavsiye ederim, şamandırasız dalışı ise asla önermiyorum) 5 kişiyiz ve ekip bir arada, beklemekten başka yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Ara sıra düdük çalarak dikkat çekmeye çalışsak da henüz bizi duyan ya da gören yok. Hint Okyanusu’ndasınız, akıntı ile sürükleniyorsunuz ve biraz evvel dalışta gördüğünüz köpekbalıklarının şimdi altınızda olduğunu ister istemez aklınıza getiriyorsunuz.

Acaba diyorum, ne kadar sürer bizi bulmaları ve diğer grupların durumu nedir? Tekneye çıkmışlar mıdır yoksa bizim gibi diğerleri de tekne tarafından bulunmayı mı bekliyorlardır?

Aradan 30 dk. geçti ve sağanak yağmur devam ediyor, gelen giden yok. Arkadaşlar zaman zaman sualtına bakıyorlar; ama artık dip de gözükmüyor.

Akıntı kim bilir nereye doğru götürdü bizi? Tam 4 şamandıra açtık daha kolay görülebilelim diye ama nafile, ideo kamerayı çıyoruz ve röpor-aja başlıyoruz.

5 dakikanın onunda uzaktan ekneyi görüy-ruz ama onun izi gördüğü ;esin değil, erkes düdüğe

yapışıyor ve yavaş yavaş tekneye doğru yüzüyoruz. Evet! Artık tamam, bizi gördüler ve geliyorlar, dalga boyu o kadar büyük ki ilk hamlede yanaşamıyor bile,

2.girişimde başarılı ve uzun uğraşlar sonucunda tekneye sağ salim çıkmayı başarıyoruz; ama bir grubumuz daha var suda. 15 dakika sonra onlara da ulaşıyoruz, ekip bir arada ve tam.

 

FOTOĞRAF YARIŞMASI

Şimdi herkes teknede ve şaşkın… Bu bölgede hava birden dönebiliyor, meteoroloji raporlarını her sabah alsanız da sürprizlere açı.

Tekne personelini ve tüm dalıcılarımızı, göstermiş oldukları cesaret ve azimden dolayı tekrar tebrik etmek istiyorum. Aslında planlarda bir dalış daha vardı; ama bu şartlarda mümkün olamayacağından 16 dalış ile programı tamamlamış olduk .

Yazının başlığı Son Cennet olsa da Maldivler bize diğer yüzünü de göstermiş oldu. O günü, yarışma için fotoğrafları düzenlemekle geçirdik. Her gün 3-4 dalış yaptığımızdan hiç bu kadar boş zamanımız olmuyordu.

Hemen planlar yapıldı ve yarın için Deniz Uçağı ile tur ayarladık. Deniz uçakları, 14 kişilik ve kişi başı 65 $ ödeyerek 30 dakikalık tura katılabiliyorsunuz.

İnanılmaz keyifli, kesinlikle tavsiye ederim. Yüzlerce adayı 250 metre yükseklikten görmek, denizin ve kumun rengi, yüzlerce tekne vb. kesinlikle görülmeli diyorum.

Akşam, eğitim dalışlarını tamamlayıp aramıza katılan arkadaşlarımız için kutlama yapıp ardından yarışma için salona geçtik, herkes çok iddialıydı, genelde köpekbalıkları jüriye sunulmuştu ama birinci aslan balığı ile Yıldırım Gençoğlu oldu.

 

SON GÜN

Son gün sabah kahvaltısının ardından tekne personeli ile vedalaşıp Male’ye geçtik, akşamüstüne kadar zamanımız olduğundan şehir turu ve alış veriş yapıldı.

Her yerde olduğu gibi burada da pazarlık yapılabiliyor; ama %20 -30 civarında bir indirim söz konusu, eğer kalabalık geziyorsanız siz istemeseniz bile hemen peşinize bir rehber takılıyor ve sizinle birlikte mağazaya girip komisyon almaya çalışıyor.

Yapacak pek bir şey yok Özetlemek gerekirse; Maldivler kesinlikle görülmesi gereken bir yer, dalış yapıyorsanız bayılacaksınız. Resort-larda konaklama yaparsanız aynı noktalarda dalış yapmak zorunda kalırsınız, tekne konaklama tavsiye edilir. Tekneler lüx, personel eğitimli.

Dalış bilgisayarınız ve sosis şamandıranız olmadan dalış yapmayın. (Yasalar gereği dalış bilgisayarı olmayanın dalış yapması yasak) Deniz Uçağına kesin binin, Manta Point’i kesin görün.

Not: Maldivlere gidiyorsanız dalış bilgisayarınız ve sosis şamandıranız kesin ama kesin olsun ..

 

Sudaki Renklerin Nüfuz Etmesi

Sol taraf açık deniz – okyanus gibi bölgeleri gösteriyor sağ taraf ise daha kıyı suları için geçerli Rengi koyu olan sularda ışık içeriye zor nüfuz eder, bulanık (çamur) sularda en fazla 680 cm’lik bir kırmızı ve ötesi gözükebilir. Böyle ortamlarda diğer renklerin değer kaybı büyüktür. Bulanık iç sulardaki avcılıkta kısa dalga boyu olan renklerin görünmesi zor olduğundan yalancı yem seçiminde bu konu akılda tutulmalıdır.

Çok derin olmayan iç sulardaki avcılıkta, Avcıların kullandığı polarize gözlükler suyun altındaki olayları görmekte yardımcı olur. Güneş ışığının geliş açısı zamanı gibi durumlar balık göçlerinde ve davranışlarında etkili olduğu söylenir. Mesela suya vuran güneş ışığının geliş açısına göre balık beslenmesinde şartlanma da söz konusu olabilir.

Balık türlerinde büyüme aşamasında gözlerde devamlı gelişme gösterir. Diğer duyu organlarının gelişmesi gibi gözlerinde evrim sürecinde içinde bulundukları şartlara göre uyum sağlaması ve gelişmesi normaldir. Mikro besin kaynakları ile beslenen türlerde yakın görüş çok daha kuvvetlidir.

Jiğ avcılığına bir yaklaşım amacı ile, derin su jiğ avcılığında parlak malzeme derin suda daha fazla yansıma yapar, mesela tek renk beyaz jiğ o ortamdaki tüm fotonları yansıtacağından daha kolay görünür. Koyu renkli jiğ ışığı emer ve görünmesi zorlaşır.

•             Çok açık durgun havalarda çok parlak renkler balığı ürkütebilir. Bu durumda hafif mat renklerdeki yalancı yem kullanmak ta fayda vardır.

•             Suyun rengine yakın ya da aynı renkte yalancı kullanmak yemi göstermez randıman alınmaz.

Spektral aydınlatma – yansıma açısından derin su jiğleri olabildiğince pırıltılı olmalıdır. Bu tip malzemenin derin suda görünme derecesi oradaki fotonların miktarına bağlıdır ve balığında görüş mesafesi de önemlidir.

Sular hiçbir zaman sabit kalmaz, değişken ortamlarda balık görüşünde değişebilir. Belki gün içinde 2-3 defa değişen dip ortamı da olabilir. Bu da balığın yemi vs. görmesini engeller veya azaltır ve bizim bu durumdan haberimiz olmadığı için yukarıda “Balık yok deriz”.

Ani değişen su ortamlarında balık kendisini uygun olan ortamda tutar ve eğer terk etme durumu olacaksa ve uyum sağlar ise diğer ortama doğru geçer. Belli metrelerde çapari ile avcılıkta bir an gelip balık keserse ya sürü dağılmıştır ya da sürü farklı bir tabakadadır. Daha yukarıda veya daha aşağıda.

Balık gözü türlerde aynı değildir demiştim. Bazı türler üst bantları bazıları alt bantları daha iyi görür. Balık gözü nesneyi olduğundan daha büyük görür, mesafe kavramı bizdeki kadar net değildir. Ancak görme açıları, Yatayda yaklaşık 170-190 derecelerde Dikeyde 150 derecedir.

Birde gözleri yanda olan türlerde tam burun doğrultusunda yatayda 20/30 derecelik bir alan vardır ki burada balığın her iki gözü de devreye girdiğinden en net görüş anı bu bölgedir. Tek gözle görünen cisimler balık için 2 boyuttadır. Mesafe kavramı çok net değildir. Balığın 3 boyut kavramı çok zayıftır.

Bu kavram yan görüşlerde yani tek göz görüşlerinde geçerlidir, tek göz görüşünde, (kemikli balıklarda) uzak yakına göre daha nettir, ancak öndeki bir cisme bakarken yani her iki gözünde görüş alanı içinde kalan görüşlerde yakın görüş daha nettir.

Yapılan araştırmalarda balık gözünün yatay ve dikey de dizili hedefleri daha çabuk tespit ettiği. Ancak yatık / 45 derece gibi bir hat üstündeki farklı noktaları daha zor saptadığı anlaşılmıştır. Balık zaman zaman aynı anda göz ve lateral çizgi organını beraber çalıştırır.

Pelajik tabir edilen orta su gezin balıkların görme yetenekleri dip / bentik türlere göre daha gelişmiştir. Bu retina farkından ileri gelir. Yine yapılan araştırmalar da. Balıklar dipte yem olabilecek türün önce hareketini sonra rengini ve yapısını algılar.

Bu da etobur balıkların avcılığında aksiyonun önemini gösterir. Balık davranışlarını etkileyen duyu sistemleri içinde görmenin diğer algılama mekanizmalarına göre sıracı ve/veya önceliği tam olarak saptanmamıştır.

Yani bizi bağlayan balık avı konusunda Predatör balığın yalancı yeme saldırmasındaki baş faktör tam olarak bilinmemektedir (Renk / koku / hareket / vs) yani net bir şey söylemek zordur. Ama bazı deneyler hareketin en etkili olduğunu göstermiştir.

Mesela, İngiltere’de yapılan deneylerdeki Hedef balık Levrek seçilmiştir. Yalancı yemdeki aksiyon ön plandadır. Renk 2, plandadır.

Amatör avcılıkta aklımıza gelen hedef balık türlerinin (tür bazında) görme özellikleri konusunda çok detaylı çalışmalar yoktur, bu konuda tür bazında yaptığım araştırmalarda maalesef sonuca ulaşamadım.

Renk bandında Kırmızı renk düşük frekanslı ama uzun dalga boyu olan bir renktir, Mor ise tam tersi yüksek frekanslı ama kısa dalga boyu olan bir renktir.

İnsan gözünün göremediği alt ve üst sınırdaki spektrum renklerini bazı balık türleri görebilir. (İnsan kulağının işitemediği en alçak ve en yüksek frekanstaki sesleri bazı hayvanlar duyabilir.)

Renkler gözde değil beyinde şekillenir, gözdeki koni şeklindeki retina elemanları renklere duyarlıdır, bunlara reseptör denir ve gelen sinyali sinirler vasıtası ile beyine iletirler. Reseptörlerin belli dalga boylarına göre hassasiyeti vardır. Gözdeki çubuk reseptörler ise ışık ve karanlık durumlarında iş görürler karanlık ortamda kullanılır. Bu anlamda eğer bir gözde,

Kırmızı renge duyarlı koni hücreleri yok ise (Protonopia) kırmızı renk körlüğü,

Mavi renge duyarlı koni hücreleri yok ise, (Tritanopia) mavi renk körlüğü,

Yeşil renge duyarlı koni hücreleri yok ise, Deuteranopia yeşil renk körlüğü,

Bazı balık türleri kırmızıyı algılamaz yani uzun dalga boyu olan renkleri, bunlar deniz türleridir. Bazı türlerde tam tersi mavileri algılamaz kısa dalga buy olan renkleri. Bu da şu demektir, bazı balıklarda 3 tip renk reseptörü yoktur. Yani eksik reseptör vardır. Ayrıca balıklar bizim gördüğümüz rengi aynı tonda görmeyebilirler. Su içinde mesafe değiştikçe renklerde ton farkı oluşur.

Mesela, Köpekbalığı türleri çok iyi renk görmezler. Aslında en başta bahsettiğim gibi bir çok balığın görme yeteneğinin 4-4’lük olması da gerekmez. Zira birden fazla yoldan iletişim algılama gibi yetenekleri vardır. Balıktaki yan çizgi çok güçlü bir algılama organıdır. Sazangiller ailesi türleri, (sazan – kasna gibi) Kırmızı renge da-yarlıdır. Gözlerinde rodopsin denilen kırmızıya duyarlı pigmentler mevcuttur ve ışığa karşı son derece de duyarlıdır.

Balık gözünün görme açısı bize göre daha fazladır. Aşağıda balığın suyun içinden dışarıdaki nesneyi nasıl gördüğü şeması,

Object: Nesnenin gerçek yeri, image: balığın gördüğü yer ve şekil.

Su dünyası hiçbir zaman stabil değildir, yani durağan değildir, devamlı değişir hareket vardır. Akıntılar, sudaki partiküller, mikro yaşam, atıklar vs. Bunların etkisi ile sudaki ışık olayı da değişkendir. Temiz su ortamı havaya göre 800 kat daha yoğundur bu yüzden ışık fotonları havadaki gibi rahat ve hızlı bir şekilde, su ortamında hareket edemez. Tatlı sularda uzun dalga boylu kırmızı daha etkili olduğundan tatlı su balıklarının kırmızı renge duyarlılığı daha fazladır.

Temiz okyanus suyunda ışık 400 metreye kadar ulaşır. 200 m’den sonrası alaca karanlık 2000 m’den sonra ışık hiç yoktur. Denizlerin 60 metre derinliğindeki renk spektrumu yukarıdaki tablonun %5’i kadardır. Ayrıca bazı sahil sularında veya barajlarda yeşil alg oluşumundan ötürü suyun rengi yeşil gibidir. Buralardaki ışık dalga boyu yaklaşık 520 nm’ye kadar olabilir. Denizlerde 150 m ile 400 m arası olan bölümde suyun rengi maviden ziyade yeşilimsidir. Hava açıkta olsa öğlen saatinde suyun I m. altında dışarıya oranla ışık %45’tir. 10 metrede % 15 i kalır, 100 metrede yaklaşık %l kalır.

 

Gece boyunca açık havalarda ay ışığı denizde balıkların görmesine yardımcı olur. Mesela yapılan araştırmalar alabalık türlerinde mavi renge duyarlı göz olduğu saptanmıştır diğer renkler pek bir şey ifade etmemektedir.

Derin denizlerde ancak yapay ışık kaynağı ile etraf görülebilir.

Balıklar içinde bulundukları su ortamındaki olayları, birden fazla yöntem kullanarak algılar, mesela duyarak, görerek, dokunarak, veya bazı elektriksel yöntemler ile. Balıklar evrim sürecinde yaşadıkları ortama uygun olarak bir takım sistemler geliştirmişlerdir, bir çoğu da karmaşık sistemlerdir. Balıklarda gözün konumu, pelajik (orta ve üst su) türlerde yanlardadır, demersal (Dip ve dibe bağlı) türlerde başın üst tarafındadır. Demersal’ler dipe temas halinde yaşadıklarından etraflarındaki olaylar ve besinleri üst taraflarında kalır. Orta su balıklarının göz ebatları derin su balıklarının göz ebatlarından daha ufaktır. Işık olmayan derinliklerde ise balıkların gözleri çok ufaktır ya da yoktur. Gözü işlev görmeyen birkaç tür deniz dibi mağara balıkları vardır. Hareket halindeki bir yapay yeme balığın saldırması, balık gözünün duran bir cismin, hareketli bir cisme göre daha net görmesi ve tanımağından kaynaklanır. Hareket halindeki yalancıyı yem net olarak gerçek mi – yalan mı algılaması zordur. Mesela Tatlı su turnasının göz yapısının fiziki özelliğinden kaynaklanan bir durum vardır ki, bu hayvanın tam önündeki nesneleri insan gözüne yakın net görmesi dir. Sığ sularda yaşayan türlerin görme yetenekleri daha derindekilere göre daha fazladır.

Bilim dünyasında, köpekbalıklarıvatozlar gibi kıkırdaklı balık türlerinde hipermetropluk olduğu, diğer kemikli balıklarda miyopluk olduğu kabul edilir. Ancak bazı araştırmacıların deneylerinde bazı kemikli türlerin normal gördüğü saptanmıştır.

Su canlılarının çoğunun yaşaması için bizde olduğu gibi ışığa ihtiyacı vardır, ancak çok derinlerde yaşayan bazı türler ışıksız ortama adapte olmuş ve o ortama göre değişiklik göstererek yaşamlarına devam etmiştir.

Işık basit olarak bir elektromanyetik dalgadır ve belirli bir bant

50 Oltacı

aralığı vardır. Biz buna görülebilir spektrum deriz. Geçmişten bu güne ışığın ne olduğu konusunda farklı bilimsel görüşlerde vardır. Işığın hava ortamında hızı 300000 metre/saniyedir.

Fly yapımında düğüm konusunu kavrayabilmek için epey uğraştım. Düğüm atmaya atıyordum, ama istediğim gibi en sağlam, en az ağırlık veren düğümü aynı şekilde bir kaç kez atamıyordum.

Videoları  izleyerek, izlediğimi tekrar ederek. Yani kısaca izleyip, uygulayarak, deneye yanıla İki tür düğüm atmaya başladım. Flylarımı kullanırken de bu düğümlerin İstediğim sağlamlıkta ve İstenmeyen ağırlıkları yaratmadığını görünce, sizlere aktarımı İçin yapmam gerekeni yapıp, öğrenirken kullandığım videolar gibi bende bu görüntüleri videoya kayıt ettim. Aşağıdaki aktarımda iki ayrı düğüm tekniğini anlatmaya çalıştım, ilkini sağlamlık açısından, İkincisini de pratiklik açısından tavsiye ederim.

1-            Atacağınız düğüm imal edeceğiniz flyda ekstra ağırlık yaratmayacaksa, ilk düğümün peşinden mont ipinizi kesmeden bir düğüm daha atarak flayımzı sağlamlaştırabilirsiniz.

2-            Aparat ile düğüme başlarken rahatça bu işi yapmanız için bir ayrıntı vereyim.

Düğüm aparatınızın çengel kısmı ile Ayınızın atacağınız bölgesi arasında kalan mesafede kullandığın düğüm aparatının çengel ve dirsek kısımları aradaki mesafenin 1/3 ü kadar bir ip bırakarak düğüm için a çevirmeye başlayın.

Bu oranı uygularsanız düğümü hiç zorlanmadan tamamlayacaksınız.

3- İp tutucusunu tutan elinizi ve dolayısıyla ipinizin düğüme doğru giden hattını düğüm atılan flyın tam sırtına getirip, 40-45 derece açı ile geriye yatırmanız düğümü çok rahatça uygulamanıza yardımcı olacaktır.

4- Düğüm aparatını büyük boy bir ataç (7 cm.) veya uygun sertlikte başka bir tel kullanarak, aşağıda her ikisinin de bire bir ölçüleri verilmiş boyutlarına göre büküp, iki boncuk ve bir kablo izolesinden sap oluşturarak hazırlayabilirsiniz. Kablo izolesi tel üzerinde rahatça dönebil-melidir. Veva orijinalini satın alarak kullanmanız da tabii ki mümkün

KALEM GÖVDESİ KULLANARAK

1-            Atacağınız düğüm imal edeceğiniz flyda ekstra bir ağırlık yaratmayacaksa, ilk düğümün peşinden montaj ipinizi kesmeden bir düğüm daha atarak Ayınızı sağlam-laştırabilirsiııiz.

2-            Düğüm atmak için kullandığınız kalem dış gövdesine ipinizi sararken düğüm atacağınız yer ile ipi kaleme sarmaya başladığınız yerin mesafesinin kaleminizin ucu ile aynı mesafe olmasına dikkat ederseniz kalem üzerindeki ipi iğnenize aktarmakta fazla bir sorun yaşamazsınız.

3-            Kalem dış gövdesi üzerine sardığınız ipi iğne başına naklederken kalemi tutan elinizin parmaklan ile düzgün nakletmeye destek olun, diğer elinizle de ipi yavaşça çekin. Düğüm kendiliğinden uygulanacaktır.

Herhangi bir tükenmez kalemin dış gövdesini bu amaçla kullanabilirsiniz.

Kalemin orijinalinde ucunun bulunduğu delik, kullandığınız flv iğnesinin halkasının girişine müsait olsun, yani ne dar, ne de fazlaca geniş olmasın yeter.

 

Tezgahınız başında kolaylıklar, avda başarılı sonuçlar dilerim.

Kamış:


Turna avında at çek yaparken herhangi bir yapay yemi en uzağa atmak gaye olduğuna göre kamış birazcık uzun ve hızlı aksiyonlu olmalı (Fast aetion). Bu kamışlar biraz sert olur. Uca doğru bir iki karış kala yumuşak ve oynak olur. İki parçalı bu kamışlardan piyasada bolca bulunmaktadır. Ayrıca kamışın makine bağlantısının gerisi de tutma yeri (sapı) biraz uzun olursa iki elle atma olanağı olur. Kamış uzun olsun dedik ama sakın kalın olmasın. Bu ince kamışlarla uzağa atma daha kolay olur. Ama eğer seni dinlemeyip halâ kıyıdan şamandıralı takım kullanacağın diyor ve ileride yazacağım yemleri kullanmakta ısrar ederseniz, o zaman bu kamışlara gerek yoktur. O zaman iki parçalı herhangi bir kamış idare eder. Daha kısa ve daha yumuşak aksiyonlu olmak koşuluyla.

 

Makara:

Turna için orta formana bilyeli ve yedek bobinli, yani yedek misina sarma veri olan (spool), alüminyum bir makara yeterlidir. Fazla büyük olursa sabahtan akşama kadar elinizi yorar. Fazla bilyeli olmasının yararı olur zararı olmaz. Yedek misina sarma veri ise ısınan misinayı tazesiyle ara sıra değiştirmek için çok faydalıdır. Devamlı sürtünen misina kondisyonunu kaybeder incelir veya süner, dolayısıyla kopabilir. Birde şu makinenin sertlik ayarının önde mi, yoksa arkada mı, olması daha iyidir diye hep sorulur. Benim kişisel tercihim önde olanlardır. Sol elimizle kontrol etmek, ön taraftan daha kolay oluyor. (Şimdi ortadan kontrol edilen yeni modelleri de çıktı.)

 

Misina:

Dikkat ettiyseniz hiç rakamsal ölçüler yazmıyorum. Bunu avcının kendi tercihine bırakmak ve onun belki de devamlı kullandığı malzemeyi eleştirmiş olmamak için yapıyorum. Çünkü herkesin tercihi ayrı olabilir. Bizim kişisel tercihimiz ise 0,25 misinadır. 0.30’da olabilir. Bu kullandığınız yapay yemin ağırlığına bağlıdır. Bazı avcılar daha kalın misina kullanıyorlar. Fazla mahsuru yoktur ama devamlı atıp çekme zor olabilir. Ortağımın biri, 0.40 misina kullanır mesela. Kamış ve makarası da büyüktür. Numarası ne olursa olsun ama ipiniz aşınmaya kopmaya dayanıklı iyi bir marka olmalıdır. Devamlı at çek yaparsanız ara sıra yedeğiyle değiştiriniz. Eğer motorla trol yapıyorsanız; o zaman şu deniz tipi Dakron ipler kullanılabilir. Özellikle uzun mesafeli trol yaparsanız yani ipi 20-25 metre veya daha fazla uzun tutarsanız, bu dakron ipler daha az süner ve de daha az deforme olur ve uzun mesafe trollarında, balığın balıkçıyı ve tekneyi yakınlarda görmeyeceği için yemi daha kolay alma olasılığının fazlalaştığı söylenir.
Değerli okurlar çoğu insan misinanın ucuna bir çelik beden takılmasını söyler, tavsiye eder. Bu doğru olabilir. Ama ben hayatımda hiç kullanmadım. Bu da; balığın ağız yapısı ile ilgili okuduğum bir yazıdan dolayıdır. Çünkü “turnanın dişleri insan dişleri gibi tam olarak üst üste gelmediği için, o incecik ipi iki dişi arasına denk getirip kesme olasılığı yoktur” diyordu bu yazıda. Gerçekten de de misina kopmasına bağlı bir balığı kaçırmamız hiç olmamıştır. Üstelik canlı yemle kullanırsanız yemin hareketini engeller ve onu aktif bir yem olmaktan çıkarır. Meyse bu kişisel tercihinizdir. Bu çelik bedenler iki türlüdür; elastiki kablolu olanlar, yani su üzerine naylon kablo kaplı olanlar ve çelik telden çıplak olarak yapılanlar. Kullanırsanız hiç olmazsa siyah renkli, kablo kaplı en kısa olanını kullanın bari. Bana kalsa kullanmayın derim.

Tüm avlar arasında belki de en zevklilerinden biri bu şekilde avlanmaktır. Av saatleri yine aynı olsa da, tekne ile avcılıkta sabah gün doğumundan sonra süre daha uzun tutulabilmekte, öğle üzeri avcılıkta da daha erken ava başlama olanağı bulunmaktadır. Sabah 5.30 da başlanan avın 9.30’a kadar zevkle sürdüğü ve hiç kesmeden aynı şekilde av verdiği günler hatırlarım. Aynı şekilde akşam üzerini beklemeden çıktığımız avların hava karardıktan yarım saat sonraya kadar uzadığı avlar da yaşadık.

Tekneden avcılığın

güzelliği tam tabiri ile madeni bulduktan sonra neredeyse her atışta balık çekebilmektir. Yemlerin bile balığın ağzından alınıp devam edildiği durumlar söz konusu olabilir.

Av takımımız genellikle köstekli takımdır. Zokalı takımı da önersem de amatörlere hitap eden bu yazıda, kös-tekli akımın bereketi ve kolaylığını gözerdi edemezdim. Uç veye dört köstek-li takıma bu kez uzun saplı siyah veya beyaz iğneler kullanıyoruz. Yemlerimiz daha da çeşitli. Balık eti, midye içi, sülünes, mamun, karides, kalamar bacağı, boru kurdu, ufak yengeç ve her tür kabuklunun içi uygundur. Hem kolay hem ucuz diye tercih ettiğimiz sülünes ve mamunun yanında donuk olarak ya da taze aldığım küçük boy karideslerin bu avda nasıl iş yaptığını bir kez denemeniz gerekir. Yerini bulduğunuzda boş yok tabir edilen bir av yaparsınız.

Yeri neresi diye sorulacak olursa taşlık ve kırmalık alanlar, deniz dibi leşleri ile yine bereketli otluk alanlar

çipura ve karagözün

yerleridir.

Sеnkор ve Nedenleri

Sеnkор, kаndаki оksijеn оrаnının аni оlаrаk tеhlikе sınırının аltınа düşmеsi sоnuсu, аni gеlеn bilinç kауbı ilе kеndini göstеrir. Kаlр аtışlаrı, bir kаç dаkikа dаhа dеvаm еdеr. Bilinç kауbındаn sоnrаki bir kаç sаniуе içindе, nеfеs аlmаnın bir kеrе tеkrаrlаmаsı rеflеks оlаrаk оlаsıdır. Bu şаnslı sаniуеlеr içindе, burun vе аğız kısmı, suуun üzеrindе isе, sеnkор, tаlihsiz fаkаt şаnslı оlаrаk аtlаtılmış bir kаzаdаn ötеуе gitmеz. Еğеr аvсı, hаlа suуun içindе isе, bоğulmа gеrçеklеşесеktir. Еn iуi ihtimаllе, hауаtа döndürülmеsi durumundа, bir müddеt оksijеnsiz kаlаn bеуnin hаsаr görеrеk kаlıсı rаhаtsızlıklаrа nеdеn оlmаsı şаnstаn ilеri gitmеz vе sеnkор çоğunluklа ölümlе sоnuçlаnır. Hеr sеnе birçоk ölümе nеdеn оlаn sеnkор suаltı аvсısının bir numаrаlı düşmаnıdır. Nоrmаl оlаrаk sеnkор аşırı оksijеn tükеtimindеn kауnаklаnır vе аnа hаtlаrı ilе iki gеnеl nеdеnе dауаnır;

- Çоk uzun sürеn bir dаlış

Sоn аndа kаrşılаşılаn büуük bir bаlık, görüşün çоk iуi оlmаsı nеdеni ilе, dеrinliğin уаnlış tаhmin еdilmеsi vе hеdеflеnеn vе рlаnlаnаndаn dаhа dеrinе inmiş оlmаk, уаnlış аğırlık hеsаbındаn dоlауı kоlау vе hızlı iniş sоnuсu, çıkışın zоrlаşаrаk оksijеn tükеtimini аrttırmаsı vе dаlış sürеsini uzаtmаsı.

- Diр sеviуеsindе аşırı güç hаrсаmаk

Tаşа sıkışаn şişi аlmаk gibi рlаnlı еfоrlаr vеуа kötü bir аtış sоnuсu уаrаlаnаrаk zоr уеrе sıkışаn büуük bаlığı çıkаrmа çаbаsı gibi рlаnlаnmаdаn уарılаn аşırı zоrlаnmаlаr оksijеn tükеtimini hızlаndırасаktır. Bunlаrın dışındа, fizik kоndisуоnun уеtеrsizliği, уоrgunluk, аlkоl vе uуаrıсı kullаnmış оlmаk, üşümеk рlаnsız dаlışlаr gibi diğеr önеmli раrаmеtrеlеr, sеnkор nеdеni оlаbilir. Sеnkор, mеуdаnа gеldiği zаmаn dışаrıdаn gözlеmlеуеn bir раrtnеr tаrаfındаn çоk kоlауlıklа tаnınır. Аvсı hаrеkеtsiz kаlır, аğız vе burundаn hаvа vеrir, gözlеr bilinç kауbı nеdеni ilе kауаr, kеmеrin аğırlığınа vе bulunduğu dеrinliğе görе, nötr kаlır vеуа düşеr. Оlаbilесеk еn iуi şеу, kаzаzеdеnin, sеnkор аnındа şаnslı bir tеsаdüf ilе роzitif уüzеrliktе оluр sаthа çıkmаsıdır. Dоğru аğırlık ауаrının vе рlаnlı dаlışın nе kаdаr önеmli оlduğunu bir kеrе dаhа hаtırlаtmаk istiуоruz. Bilinç kауbı, 10 ilе 0 mеtrе аrаsındа vе gеnеlliklе sоn birkаç mеtrеdе оlur, оksijеn еksikliği еn çоk bu sоn mеtrеlеrdе kеndini hissеttirесеktir, fаkаt bаzı уаn fаktörlеr bunu hızlаndırаbilir, еn bеlirgin оlаnı sаthа çıkаrkеn уukаrı bаkmаktаn kауnаklаnır vе sık уарılаn bir hаtаdır.

Nеfеs аlmа ihtiуасı içindе оlаn аvсı, çıkışın sоn mеtrеlеrindе, istеmеdеn dе оlsа, sаthа nе kаdаr kаldığını görmеk için bаşını уukаrı kаldırır. Bu hаrеkеt sоnuсu kаrоtidiеn sinüslеr sıkışır vе kаlр аtışlаrının ritminе еtki еdеn sinir sistеmini hаrеkеtе gеçirir. Bu rеflеksi, vаsо vаgаl rеflеks оlаrаk isimlеndiriуоruz. Brаdikаrdi, nеfеsli dаlış sроrunа özgü kаlр ritminin уаvаşlаmаsı, hiроkарniуе bаğlı dаmаr dаrаlmаlаrı, çıkıştа оluşаn vе уеrçеkimi аzаlmаsı gibi hissеdilеn bоşluk duуgusu, sığ su bауılmаsının оluşmаsını hızlаndırаbilесеk уаn еtkеnlеrdir.

Su уüzünе çıkаn vеуа çıkаrılаn аvсı, nеfеs аlmауа bаşlаdığı аndа, hаlа sеnkор tеhlikеsi аltındаdır. Nоrmаldе, сiğеrlеrе girеn hаvаnın, аlvеоllеr ilе tеmаsındаn sоnrа, bеуnin tеkrаr оksijеn аlmаsı için 5 sаniуе уеtеrlidir. Аnсаk bilinсin gеri kаzаnılmаsınа уеtmеz. Еğеr dаlıсı tеk bаşınа isе tеkrаr suуа bаtmа tеhlikеsi içindеdir. Böуlе bir durumdа bоğulmа gеrçеklеşir vе ölümlе sоnuçlаnır. Müdаhаlе еdеn kişi, bunu göz Önündе bulundurmаlı vе hеnüz kаzаzеdе, su dışındа bir уеrе аlınmаmış isе nеfеs аlmа gеrçеklеşsе bilе kоntrоlü еlindе tutmаlıdır. Unutmауın ki su аltındа gеrçеklеşеn bауılmаdаn sоnrа, müdаhаlе еtmеk için 30 еn fаzlа 40 sаniуе vаktiniz оlасаktır, bundаn sоnrа bоğulmа bаşlаr. 3 dаkikаdаn fаzlа оksijеnsiz kаlаn bеуindе оnаrılmаsı mümkün оlmауаn hаsаrlаr оluşаbilir. Sеnkор durumundа nеlеr уарılmаsı gеrеktiğini аşаğıdа görесеğiz. Sеnkор sаdесе su аltındа оlmауаbilir. Dаlış sоnrаsı kаrауа çıktıktаn sоnrа dа ауnı nеdеnlеrdеn dоlауı gеrçеklеşir аmа fаrklı bеlirtilеr göstеrir. Bilinç kауbı hаfiftir vе bаş dönmеsi ilе birliktе оrtауа çıkаn dеngе sоrunlаrı ilе kеndini göstеrir. Yürümе zоrluğu birаz dаns еtmеуi аndırdığı için bu рrоblеmi ifаdе еtmеk üzеrе “sаmbа” sözсüğü kullаnılmıştır

Akya

Latince : Lichia Amia

İngilizce : Jack Fransızca. : Liche

Yerel isimleri : Kuzu, yaladerma, harami

Ege ve Akdeniz’ de sıkça rastlanır. Açık su balığıdır. Aniden derinleşen kıyılarda, burunlarda ve derin suda yaşar. Avlanmak için sığ suya sokulur. Cesur ve meraklıdır, özellikle iri olanlar daha kolay yaklaşırlar. Agaşon ve kule teknikleri ile avlanır. Uzun ve güçlü tüfek gerektirir. Sağlam ip misina ve makara kullanmak şarttır.

akya balığı

 

 

Gelincik

Latince : Phycis phyeis

İngilizce : Forkbeard

Fransızca : Mostelle

Ege ve Akdeniz’de sık rastlayacağınız bir türdür. Ozldukça uzun bir vücut yapısına sahiptir. İki adet sırt yüzgecinden öndeki kısa, arkadaki, tüm vücut boyunca devam eder. Kuyruk küçük ve yuvarlaktır her iki yanında solungaçların arkasında ince yapılı yüzgeçler yer alır. Geniş bir ağız ve altında iki duyarga bu balığı tanımanıza yardımcı olur. Avı nispeten kolaydır.

Gündüz vaktini, delik ve mağaraların içinde saklanarak geçiren gelincik, sakin gibi görünse de hızlı yüzebilir. Işığa karşı duyarlıdır. Fenerinizi mümkün olduğu kadar az kullanın. İlk görünüşü bazen mığrı balığını andırır, atışınızı yapmadan önce gelincik olduğundan emin olun!  Eti çok lezzetlidir fakat çabuk bozulur, karanlık ve serin yerde saklayın. Gelincik 3.5 Kg.’a kadar büyüyebilir.

gelincik balığı

 

 

Eşkina

Latince : Sciaena umbra

Fransızca : Corbnoir

İngilizce : Brown meagre

Yöresel adları: Kaya levreği, pandeli, mavruşkil, işkine, taş balığı Bütün denizlerimizde yaşar. En lezzetli balıklardandır. Sırt yüzgeçleri iki tane ve çok belirgindir. Üçgen kuyruğun kenarında siyah bir band yer alır. Karına doğru açılan koyu yeşil renk, tüm vücuda hakimdir. Balık hareket ettikçe, bu renk, altın ve bakır menevişlerle süslenir. Göğüs ve karın yüzgeçlerinin arka kenarları parlak beyaz bantlarla süslüdür.

Çok zarif bir yüzücüdür, seyretmek bile büyük zevk verir. Bu ağır ve zarif hareketler sizi aldatmasın, çok hızlı hareket eder. Genellikle taş balığıdır, çatlaklarda, batıklarda, kovuk ve mendirek taşlarında sürü halinde barınır. Bazen eriştelerin arasında da rastlanır. Çok sessiz ve sakin yaklaşırsanız genellikle sığındığı taşların dışında yemlenirken iyi bir kule tekniği ile avlayabilirsiniz.

Taş altında ise çabuk ve hassas atış gerektirir. Nefis bir eti vardır. Balığın kafatası boşluğunun iki yanında, yön ve denge bulabilmesini sağlayan kalker yapılı iki adet otolit yer alır. Halk arasında, limon suyunda eritilerek içildiği zaman böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenir. Bu nedenle bazı yörelerde taş balığı olarak da anılır. 3 Kg.’a kadar büyüyebilir, özellikle Marmara’da 4-5 Kg. olanlarına rastlanmaktadır.

eşkina balığı